Çok Şey İstemek Ama Hiçbir Şey Yapamamak: Seçim Paradoksu

Çok şey yapmak isteyip hiçbir şeye başlayamama halinden yoruldunuz mu? Bu yazı, günümüzün modern sorunu 'karar yorgunluğu'nun nedenlerini ve zihnimizin neden kilitlendiğini ele alıyor. Sonsuz seçenekler arasında kaybolmadan harekete geçebilmeniz için uygulanabilir, basit çözüm önerilerini burada bulabilirsiniz.

E
Elifnur Kuzu
16 Jan 2026
27 görüntülenme
3 dk okuma
Çok Şey İstemek Ama Hiçbir Şey Yapamamak: Seçim Paradoksu

Siz de kendinizi sürekli bir şeyler yapmak isteyip, günün sonunda hiçbir şey yapamamış halde buluyor musunuz? ​Örneğin yeni bir dil öğrenmek istiyorsunuz ama hangisi olmalı? Geçen hafta İtalyanca bir dizi izlediniz, tınısı hoşunuza gitti. "Tamam, İtalyanca olsun" dediniz. Ama sonra aklınıza iş hayatında Almancanın daha çok işe yarayacağı geldi. Bir yandan da Japon kültürüne ilginiz var... "Acaba önce Japonca mı?" derken sekmeleri kapattınız. ​Veya yeni bir hobi... Piyanoya mı başlasam, gitar daha mı pratik, yoksa keman mı?

​"Of, bir türlü karar veremiyorum. En iyisi hiçbirini yapmayayım, şimdiden yoruldum..."

​Bu cümleler size tanıdık geliyorsa, "Karar Yorgunluğu" veya literatürdeki adıyla "Seçim Paradoksu" yaşıyor olabilirsiniz. ​İçinde bulunduğumuz yüzyıl ve sosyal medyanın hayatımıza entegre olmasıyla seçeneklerimiz sonsuzlaştı. Eskiden birkaç seçenek arasından karar verirken artık binlerce seçeneğe sahibiz. İlk bakışta "Ne güzel, özgürüm!" diye düşünsek de araştırmalar gösteriyor ki seçeneklerin çokluğu bizi rahatlatmak yerine strese sokuyor. Bu sonsuzluk içinde "en iyisini" seçmeye çalışırken kayboluyor ve gerçekten ne istediğimizi unutuyoruz.

​Beynimiz Neden Kilitleniyor?

İnsan beyni, temel güdüsü olan "hayatta kalma" moduna programlıdır. Sonsuz seçenek arasında bocaladığımızda, beyin bu stresi bir tehdit olarak algılar ve bizi korumak ister. Bazen yanlış bir şey seçmektense, "hiçbir şey seçmeyerek" güvenli alanda kalmayı tercih eder. İşte o meşhur "Çok şey yapmak istiyorum ama elim gitmiyor" hissinin biyolojik kökeni budur. ​

Peki Ne Yapmalı?

Bu durumdan kurtulmak için birkaç basit ama etkili önerim var:

​Filtreleyin: Kendinizi seçenek yağmuruna tutmadan önce "Benim neye ihtiyacım var?" ve "Ben ne istiyorum?" sorularını sorun. Dış seslerin değil, iç sesinizin sizi yönlendirmesine izin verin. ​

Seçenekleri Daraltın: Örneğin dil öğrenmek mi istiyorsunuz? Rastgele değil, size en çok keyif verecek veya işinize yarayacak 2 dili belirleyin ve sadece bunlara odaklanın. ​

Gerçekçi Planlar Yapın: Karar verdikten sonra, günde 10 saat çalışmak gibi sürdürülemez hedefler koymayın. Beyniniz bu yükü görünce yine kaçacaktır. ​

Küçük Adımlarla İlerleyin: Yüksek beklentilerle başlayıp 3 günde pes etmektense, günde 15 dakikalık küçük adımlarla istikrarlı olun. Unutmayın, değişim bir anda değil, zamanla ve istikrarla gelir.

Elifnur Kuzu

Elifnur Kuzu

Psikoloji lisans eğitimimi tamamlamış bir psikoloğum. Mesleğime ve insan zihnine olan merakım sadece diplomayla sınırlı kalmadığı için, şu an bakış açımı derinleştirmek adına Felsefe eğitimime de devam ediyorum. BDT, Şema , EMDR, Kabul ve kararlılık (ACT) gibi birçok farklı ekollerden eğitim aldım ve bakış açımı çeşitlendirdim. Kariyerimde çoğunlukla Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapi ekolleri ile ilerliyorum.

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet