Gottman çift terapisi yaklaşımı ilişkilerdeki sistemleri parça parça bölüp kişilerin ihtiyacına yönelik düzenlemeleri kanıta ve ölçülebilirliğe dayalı şekilde sunan bir ekol bana göre. Her şekilde ince işlenmiş, çiftlerin sorunlara yaklaşımının başından sonuna kadar destekleyici ve kapsayıcı özelliklerle ele almış.
Problemler ve sıkıntıların varlığından ziyade bunlara karşı yaklaşımların düzenlenmesinde etkili rol oynuyor. Ve konuya bu pencereden baktığımızda kişiler aslında kendi istekleri ile ilişkilerini olduğundan daha iyi bir konuma, daha sıcak bir anlayışa ve bağlılığa götürebilir. Eylemlerin ve zihinsel değişimlerin, farkındalıkların ortada olduğu bir yaklaşım gibi görüyorum. Bölümlere ayrılmış bir şekilde yaklaşımlarla ilgili ince ve ihtiyaca yönelik bilgiler veriyor.
Kişilerin ihtiyaçlarının ne olduğunu, romantik bir ilişkide neyin gelişmesi gerektiğini, sürdürülebilir bir ilişkinin ana hatlarında neler barındırması gerektiğine dair gerçekçi ifadeler var. Yaklaşımı hayata dair genel bir olumlu bakış olarak da değerlendiriyorum.
Konuların ele alınma şekli, ifade yöntemleri, geliştirmek ve derinleştirmek için olan sorular ve davranışlar, aşılmaz gözüken problemlerin insanın tabiatında neye ihtiyacı var sorusunu geçtikten sonra yanıtlamış gibi hissediyorum.
Romantik ilişkiler mahremiyetin paylaşıldığı ve o alan içerisinde en çok hissetmeye, kapsanmaya, her daim kişinin öznel alanının ve birlikte kurdukları alanı korumalarına ve buna değer ve kıymet verildiğinin anlaşılmasına ihtiyaç vardır. Gottman yaklaşımı bunu sunduğu teoriyle yakalayabilirmiş gibi geliyor bana.
Hedeflediği asıl nokta sadece var olan problemlerin çözümü değil, ilişkinin nasıl çok daha iyi hale gelebileceği ve o şekilde sürdürülebileceği. Hedefe dayalı incelikli bir bakış açısı var.
Çalışmaları karşıdaki partnere bir bilgi ve güvene dayalı bir davranış olarak gelme ihtimali daha yüksek. Dengeyi ve ölçülü olmayı iyi bilen bir yaklaşım gibi. Çiftlere paylaşımları adaletli bir şekilde dağıtıyor. İlişkinin bir yarış ve rekabet olma algısını ortadan kaldırıp "Bizi korumak ve diğerinin hakkı olan ihtiyaçları sağlamak için ne yapabiliriz?" sorusu Gottman Çift Terapisine çok yakın bir sorgu gibi.
Bu da gayet anlayışlı ve eğer kişiler ilişkinin devamlılığına ve güzelliğine gönüllü ise gerçekçi bir yaklaşım oluyor. Sorumluluğu bilen ve kendisinin ihtiyaçlarının farkında, partnerinin kendisi kadar ihtiyacının olduğunun farkında gerçekleşiyor. Eğer gönüllülük yok ise çok insan üstü ve elit bir yaklaşım olarak ele alınabilir, oldukça zor durabilir.
Ben düzeltmeye ve iyileştirmeye gönüllü olan ve sevgi dolu olan çiftlerin Gottman yaklaşımıyla terapi gibi hissetmesinden ziyade ilişkilerinin sınırlarını zorlayan bir keşif olarak algılanabileceğini düşünüyorum.
Güven ölçeklerinin saptanması kişilere kendileri hakkındaki pozitif ya da negatif durumları algılamalarında yarar sağlıyor. Bu tarz ölçeklerle çiftler ilişkilerindeki eksik noktaları daha iyi saptayabildiklerinden çalışacakları ve gerekli olan alanları daha net görebiliyorlar. Bunun üzerine Gottman yaklaşımlı bir terapistin onlara profesyonel destek sunması ile daha kapsamlı bir tutum sergilenebilir.
Benim ilişkilerde gördüğüm güven sorunlarının çoğu paylaşılmamış bilgi birikimi, yaşam tarzı ve onarım davranışlarının anlaşılmaması ile ilgili. İki farklı insanın hayata dair davranış tutumlarının anlamları kendi zihinlerinde çok farklıdır. Aynı kelimenin bağdaştırdığı ifadeler farklıdır. Çoğu zaman insanların problemlerinin yanlış anlaşılmayla ilgili olduğunu düşünürüm. Bazen aynı tarafta bile olsalar ifade şekilleri o kadar farklıdır ki, kendini gösterme biçimleri karşı safta olarak anlaşılır.
Kavramlara verdiğimiz anlamlar ve onlarla birleştirdiğimiz davranış kalıpları herkese göre farklı şekilde yorumlanabilir. Aynı hedef ve amaç doğrultusunda olabilir çiftler; güzel bir ilişki yaşamak, uyum içinde eğlenmek, güvenlik duygusuyla birleşmek ve cinsel çekim ile bağlanmak gibi. Ama sanırım bunun anlatılış biçimleri eğer açık iletişim yoksa davranışlardan değerlendirilecek bir durum oluyor. Bu da yanlış anlaşılmalara yol açabiliyor.
"Aşk Nasıl Sürdürülür?" kitabındaki sorular ve ölçeklerin bu yanlış anlaşılmaların önüne geçebileceğini düşünüyorum. Birbirine Yüzünü Dönmek ve Samimi Sohbetler bölümündeki anlatımlar ilişkilerin asıl ihtiyaçlarının maddesel ve bedensel karşılanmalardan ziyade zihinsel bir işleyiş olduğunu da ön plana çıkarıyor.
İnsan yaşamında hayatını paylaştığı kişi tarafından olumlu algılanmak ve full destek görmeyi, onun tarafında bir takım olmayı arzuluyor. Sıkıntılar ortaya çıkınca yanlış ifadelerle birlikte çatışma büyür ve bizden ben vasfına geçer kişiler. Belki de baştan beri bir bireysellik mevcuttur ve eksik budur.
Ama çoğu zaman yol içerisinde yanlış yapılan ve telafi edilmek yerine gömülen çatışmalar zaman içerisinde bireysel bir yaşantıya dönüşebilir. Bu da artık bardağı taşıran son olaya umutsuz bakılmaya ve çaresizlik duygularına yol açabilir. Çünkü kişiler artık yalnızdır, birlikte bir takım olmaktan ziyade ilişki içinde yapmadıkları onarımlar yüzünden ayrı düşmüşlerdir. Bu noktada toparlamanın zor olduğu bir dinamiği değiştirmek ve dönüştürmek Gottman çift terapisi yaklaşımıyla bana mümkün görünüyor.
Sadakatsizlik ve güven ile ilgili konularda danışana önerdikleri tutumlar daha çok gündelik yaşamda payı olan hareketler bütünü. Kanıtlamaya yönelik, diğer çiftin güvenini onun ihtiyaçları doğrultusunda algılamaya yönelik şekilde sunuluyor. Herhangi bir sadakatsizlik olmasa bile insanların partnerlerine dair soru işaretlerini daha anlaşılabilir kılıyor. Daha temiz, pratiğe yönelik ve romantik ihtiyaçlara ışık tuttuğunu düşünüyorum Gottman Çift Terapisinin.
Çiftlerin birbirine dair olumlu bulduğu özelliklere, sınırlara ve bunları kişisel özerk alan dahilinde fakat ilişkiyi koruyarak belirlediği, cinsel yaşamlarında daha açık iletişim kurmak için cesaretlendirdiği bir sistem kurmuş.
İnsanlar derin konularda sohbet edebilmekten duygusal yatırımları varsa çoğu zaman daha çok kaçıyor benim gördüğüm. Reddedilme, terk edilme ve aşağılanma, güçsüz görünme gibi korkuları açığa çıkıyor. Dilediğince hislerini ve düşüncelerini söylemiyor ve asıl olan bir türlü konuşulmuyor.
Gottman yaklaşımı işin doğasını anlamaya ve bunu partnerlerinde görmesini sağlamaya yaklaşmış duruyor. Ağır yaşanmışlıklar, güvensizlikler, birbirlerinden tamamen kopma, geçimsizlik gibi çok daha zor görünen, çok daha fazla zaman isteyecek onarımlarda da şansı olduğunu hissediyorum.
Çünkü kişiler mutlu olmak ister; memnun hissetmek, kendisinden memnun olunmasını, takdir edilmesini, saygı duyulmasını, kişisel hazlarını ve fantezilerini utanmadan yaşayabildiği ve bunların sevgiyle birleştiği bir ilişki yaşamak ister. Herkesin istediği bir bakıma budur.
Fakat zaman içerisinde gelişen birikmişlikler ya da vaktinde onarılmayan yaralar insanları bu isteklerinden başka bir yöne atıp başka bir kadın/adam olmaya doğru sürüklüyor gibi. Bu aynalama terapi odasında gösterildiğinde baştaki arzular ve hisler hatırlanıyor. Kurulmak ve inşa edilmek istenen şey hatırlanıyor.
Özet olarak dinamiği ve sistemiyle, insan ihtiyacına yönelik bir yaklaşımı olmasıyla Gottman Çift Terapisi bana mantıklı gelen ekollerden biri.
Bu yazıya yorumlar
yükleniyor…