Her Şey İyiyken Neden Yeniden Kötü Hissederiz?

Bu yazıda, iyileşmenin düz bir çizgi halinde ilerlemediğini ve yeniden kötü hissetmenin çoğu zaman bir gerileme değil, sürecin doğal bir parçası olduğunu ele alıyorum. Psikolojik iyileşmenin, olumsuz duyguların tamamen ortadan kalkması değil; bu duygularla daha fazla farkındalıkla ve daha az dağılmayla kalabilme becerisinin gelişmesi olduğunu vurguluyorum.

G
Gül Yaren Şahin
01 Feb 2026
464 görüntülenme
3 dk okuma
Her Şey İyiyken Neden Yeniden Kötü Hissederiz?

İyileşme sürecinde en sık karşılaşılan sorulardan biri şudur:

“Her şey yoluna girmişken neden birden eskiye dönmüş gibi hissediyorum?”

Bu durum çoğu zaman gerileme olarak yorumlanır. Oysa psikolojik iyileşme, düz bir çizgi halinde ilerleyen bir süreç değildir. İyi hissetme dönemleriyle zorlanmaların iç içe geçtiği, dalgalı bir seyir izler. İlk zorlanma dönemlerinde yaşanan duygular genellikle yoğundur ve karmaşıktır. Kişi ne hissettiğini net olarak ayırt edemez; yalnızca yoğun bir sıkıntı hali yaşar. Zamanla bu yoğunluk azalır, kişi günlük işlevselliğini yeniden kazanmaya başlar.

Bu noktada “iyileştim” düşüncesi ortaya çıkabilir. Ancak zihinsel ve duygusal sistem, kendini güvende hissetmeden derin içerikleri açığa çıkarmaz. Kişi biraz toparlandığında, daha önce bastırılmış ya da ertelenmiş duygular kendini yeniden gösterebilir. Bu nedenle yeniden kötü hissetmek, çoğu zaman sürecin başa dönmesi değil; derinleşmesi anlamına gelir.

Danışanlarımla çalışırken en sık duyduğum cümlelerden biri şudur:

“İyileşiyorsam artık kötü hissetmemeliyim.”

Bu beklenti, iyileşme sürecinin doğasına aykırıdır. Çünkü iyileşme, kötü hissetmenin sona ermesi değil; bu hisler geldiğinde kişinin daha az dağılması ve daha fazla farkındalıkla kalabilmesidir. İyileşmenin temel göstergesi, zor duyguların hiç ortaya çıkmaması değildir.

Asıl önemli olan, bu duygular ortaya çıktığında kişinin onlarla nasıl başa çıktığıdır. Eğer kişi aynı hisler geldiğinde tamamen kontrolünü kaybetmiyor, günlük yaşamını sürdürebiliyor ve bu sürecin geçici olduğunu biliyorsa, iyileşme devam ediyor demektir. Bu ikinci zorlanma dönemleri genellikle daha tanıdıktır. Kişi neyin tetiklediğini, bedeninde ve zihninde neler olduğunu daha net fark eder. Bu farkındalık, sürecin ilerlediğini gösteren önemli bir işarettir. Bu nedenle “her şey iyiyken yeniden kötü hissetmek” bir başarısızlık ya da yetersizlik göstergesi değildir. Aksine, kişinin duygusal temas kapasitesinin arttığını ve kendisiyle daha gerçek bir ilişki kurmaya başladığını gösterir. Asıl sorulması gereken soru şudur:

Aynı duygu geldiğinde kişi artık kendisiyle nasıl bir ilişki kurabiliyor?

Eğer cevap daha sakin, daha bilinçli ve daha şefkatliyse, iyileşme zaten sürüyordur.

Gül Yaren Şahin

Gül Yaren Şahin

Çağ Üniversitesi Psikoloji (%100 İngilizce) bölümünden 2024 yılında mezun oldum. Lisans eğitimim süresince ve sonrasında mesleki gelişimimi desteklemek amacıyla çeşitli eğitim ve uygulamalara katıldım. Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) eğitimimi Prof. Dr. Şükrü Uğuz’dan, Aile ve Çift Terapisi eğitimimi Prof. Dr. Gül Eryılmaz’dan aldım. Mesleki deneyimim kapsamında bir bakım merkezinde 1 yıl 3 ay süreyle zihinsel engelli bireylerle çalıştım. Bu süreçte, özel gereksinimli bireylerin psikolojik ihtiyaçlarını bütüncül bir bakış açısıyla ele alma fırsatı buldum. Güncel olarak, yetişkin bireylere yönelik online psikolojik destek hizmeti sunmaktayım.

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet