Zihnim neden hiç durmadan beni uyarmaya çalışıyor ve nasıl dinlenebilir?

Zihnin hiç durmadan çalışması çoğu zaman “fazla düşünmek” olarak yorumlanır. Oysa bu durum, kişinin iradesinden çok sinir sisteminin güvenlik arayışıyla ilişkilidir. Bu yazıda, zihinsel yorgunluğun neden ortaya çıktığı ve zihnin nasıl dinlenebileceği, travma bilgisine dayalı bir bakış açısıyla ele alınmaktadır.

A
Aylin Hayal Mantini
01 Feb 2026
22 görüntülenme
4 dk okuma
Zihnim neden hiç durmadan beni uyarmaya çalışıyor ve nasıl dinlenebilir?

Bazen ortada belirgin bir tehlike yokken bile zihnimiz bizi uyarmaya devam eder.

“Dikkatli ol.”

“Hazırlıklı ol.”

“Bir şey ters gidebilir.”

Bu ses çoğu zaman kişinin isteğiyle ortaya çıkmaz. Zihin bunu yormak için değil, korumak için yapar. Onun temel görevi güvenliği sağlamaktır; hem fiziksel hem de duygusal olarak. Örneğin, geçmişte hayal kırıklığı yaşamış bir kişi yeni bir ilişkiye başladığında kendini sürekli mesafeli bulabilir. Karşısındaki kişi güvenilir olsa bile zihni temkinlidir. Çünkü daha önce can yakan bir deneyim yaşanmıştır ve zihin, “aynısı tekrar olmasın” diyerek tetikte kalmayı öğrenmiştir.

Benzer şekilde, beklenmedik kayıplar ya da kontrolün kaybedildiği anlar yaşayan kişiler, zamanla her şeyi önceden düşünmeye çalışabilir. Sürekli plan yapmak, ihtimalleri hesaplamak ya da en kötü senaryoya hazırlanmak çoğu zaman bir alışkanlık değil, öğrenilmiş bir korunma biçimidir.

Bu durumu açıklayan yaklaşımlardan biri, Stephen Porges tarafından geliştirilen Polyvagal Kuramıdır. Bu kurama göre insan sinir sistemi, gün boyunca bilinçli kararlarla değil; otomatik ve bedensel bir düzeyde “Şu an güvende miyim?” sorusuna yanıt arar. Güvenlik algısı zayıfladığında beden ve zihin alarm hâline geçer; düşünceler hızlanır, gevşemek zorlaşır ve kişi kendini sürekli tetikte hissedebilir. Bu nedenle yaşanan zihinsel yorgunluk çoğu zaman fazla düşünmekten değil, sinir sisteminin uzun süredir kendini koruma hâlinde kalmasından kaynaklanır. Tehdit ortadan kalkmış olsa bile, sistem bunu henüz güvenli olarak algılamamış olabilir.

Zihnin dinlenmesi, düşünceleri bastırmakla değil; bedenin ve sinir sisteminin yeniden güvenlik duygusunu deneyimleyebilmesiyle mümkündür. Bu süreç, kişinin kendisiyle kurduğu şefkatli temas, güvenli ilişkiler ve düzenli sınırlar aracılığıyla desteklenir. Zihnin dinlenmesi çoğu zaman hızlı çözümlerle değil, küçük ve düzenli güven deneyimleriyle mümkün olur.

Günlük yaşamda bedeni yavaşlatan ritimler, kişinin sınırlarını fark edebilmesi ve kendisiyle temas kurabildiği anlar sinir sistemine destek olabilir. Bu bazen birinin yanında sessizce oturabilmek, bazen acele etmeden nefes alabilmek, bazen de “şu an burada güvendeyim” duygusunu fark edebilmektir.

İyileşme çoğu zaman büyük değişimlerle değil, kişinin kendine yönelttiği baskının yavaş yavaş azalmasıyla başlar. Zihin ancak tehdit altında olmadığını tekrar tekrar deneyimlediğinde dinlenmeyi öğrenebilir. Bu süreç zaman alabilir; ancak her küçük güven anı, içsel sistemin biraz daha yumuşamasına katkı sağlar. Bazen ihtiyaç duyulan şey daha güçlü olmak değildir. Bazen ihtiyaç duyulan, uzun süredir görev başında olan sinir sistemine artık biraz dinlenebileceğini hissettirebilmektir.

Aylin Hayal Mantini

Aylin Hayal Mantini

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet