Psikologhane Sözlüğü

Sözlerin arkasındaki psikoloji.

Halk Dilinden söylediklerimiz, Duygu Envanterinden adını koyduklarımız — psikolog gözüyle.

Halk Dilinden

Türk annesinin, nenesinin, çay ocağının sözleri — psikolog gözüyle.

Halk Dilinden · № 25
yine mi sen?

Sözlükte “yine: bir kez daha, gene” demek; halk dilinde ise “varlığın yoruyor” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 24
yavaş söyle.

Sözlükte “yavaş: hızlı olmayan, ağır” demek; halk dilinde ise “duygunu kontrol et” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 23
ihmal etme.

Sözlükte “ihmal: gerekli ilgiyi göstermeme” demek; halk dilinde ise “beni unutma, ilgini koru” anlamına geliy…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 22
otur şöyle.

Sözlükte “oturmak: ağırlığı bir yere vererek yerleşmek” demek; halk dilinde ise “bedeninin nasıl olacağını be…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 21
allah yapanı bilir.

Sözlükte “Allah: kâinatı yaratan tek yüce varlık” demek; halk dilinde ise “ben söylemiyorum, hesabı sonra sor…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 20
konuşma da utan.

Sözlükte “konuşmak: sözle anlatmak” demek; halk dilinde ise “sustur kendini, biliyorsun zaten” anlamına geliy…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 19
üzme beni.

Sözlükte “üzmek: üzüntü vermek” demek; halk dilinde ise “davranışını benim duygum üzerinden ayarla” anlamına …

Psikologhane
Halk Dilinden · № 18
beni de düşün.

Sözlükte “düşünmek: aklından geçirmek, göz önüne getirmek” demek; halk dilinde ise “bana yer aç” anlamına gel…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 17
anla artık.

Sözlükte “anlamak: bir şeyin ne demek olduğunu kavramak” demek; halk dilinde ise “söylemeden bilmen lazım” an…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 16
hak ettin.

Sözlükte “hak etmek: hakkı olan şeyi elde etmek” demek; halk dilinde ise “kendin sebep oldun, acına yan” anla…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 15
annene benziyorsun.

Sözlükte “benzemek: ortak nitelikler taşımak” demek; halk dilinde ise “annenin huyundasın, dikkat et” anlamın…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 14
sevmiyor musun beni?

Sözlükte “sevmek: sevgi ve bağlılık duymak” demek; halk dilinde ise “boyun eğ, sevgini kanıtla” anlamına geli…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 13
bana ne?

Sözlükte “ilgi göstermeme bildirimi” demek; halk dilinde ise “ilgilenmem, sorma” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 12
sen mi bileceksin?

Sözlükte “bilmek: bir şey hakkında bilgi sahibi olmak” demek; halk dilinde ise “boyundan büyük konuşma” anlam…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 11
hayır demeyi öğren.

Sözlükte “hayır: onamama, inkâr bildiren söz” demek; halk dilinde ise “sınırını koru” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 10
boş ver.

Sözlükte “boş vermek: ciddiye almamak, önemsememek” demek; halk dilinde ise “duygunu yok say, geç” anlamına g…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 09
aklını başına topla.

Sözlükte “akıl: düşünme, anlama ve kavrama gücü” demek; halk dilinde ise “düzgün davran, hata yapma” anlamına…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 08
senin için yapıyorum.

Sözlükte “yapmak: ortaya koymak, üretmek” demek; halk dilinde ise “fedakarlık ediyorum, takdir et” anlamına g…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 07
sen daha çocuksun.

Sözlükte “çocuk: bebeklik ile erginlik arası dönem” demek; halk dilinde ise “ciddiye alınma yaşı değil” anlam…

Psikologhane
Halk Dilinden · № 06
el alem ne der?

Sözlükte “el alem: yabancılar” demek; halk dilinde ise “insanlar görüyor, dikkat et” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 05
ayıp.

Sözlükte “ahlak kurallarına aykırı, utanılacak durum” demek; halk dilinde ise “utanmalısın” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 04
büyüyünce anlarsın.

Sözlükte “büyümek: belli bir yaşa gelmek” demek; halk dilinde ise “şimdi sorma” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 03
erkek adam ağlamaz.

Sözlükte “ağlamak: gözyaşı dökmek” demek; halk dilinde ise “ağlama, sıkıntını sakla” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 02
oh olsun sana.

Sözlükte “sevinç, rahatlama duygusu (oh)” demek; halk dilinde ise “öğreneceksin” anlamına geliyor.

Psikologhane
Halk Dilinden · № 01
kafana takma.

Sözlükte “sürekli o şeyi düşünmek” demek; halk dilinde ise “boş ver, yorma kafanı” anlamına geliyor.

Psikologhane

Duygu Envanteri

Türkçe'nin adını koyduğu ya da koymadığı duygular.

Duygu Envanteri · № 25
bir tuhaf olmak

Tanımlayamadığın bir hissin yüze düşmesi. Adı yok, ama var.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 24
mahcup olmak

Hafif ve nazik bir utancın yüze düşmesi. Ayıp değil, kıymet bilen utanç.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 23
gözü tutmamak

Bedenin akıldan önce verdiği karar. Bilgi yok, sezgi var.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 22
vesvese

Dış kaynaksız kuruntu; bilinçaltı fısıltı. Düşünce değil, düşünceyi sokan davetsiz misafir.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 21
kıvranmak

Kaygının bedende eziyet olarak konuşması. Hareket etmek değil, huzursuzluğun cisimleşmesi.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 20
mahzun olmak

Sessiz, hafif ve dingin bir üzgünlük. Ne keder, ne hüzün, yumuşak bir gölge.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 19
tutulup kalmak

Tehlikenin önünde donmak; kıpırdayamamak. Korkudan kaçmak değil, korkudan durmak.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 18
tat almamak

Sevdiğin şeylerin tatsızlaşması. Lezzet değil, haz fonksiyonunun düşmesi.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 17
aklı kalmak

Zihnin bir konuya takılı kalması. Kafaya takmaktan farklı: kafa farkında değil bunun.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 16
yer etmek

Bir olayın bedende kalıcı iz bırakması. Travma değil, duygusal hafızanın yapısı.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 15
soğumak

İlişkinin fark edilmeden soğutulması. Kavga değil, sessiz uzaklaşma.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 14
içi gitmek

Sevgi ile acımanın aynı an birleştiği yer. Sevmenin tatlı ağırlığı.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 13
yüreği ezilmek

Bir başkasının acısının bedene düşmesi. Acıma değil, duyusal empati.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 12
eli kolu bağlanmak

Yapabileceğini bilmenin donması. Çaresizlik değil, kıpırdayamama.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 11
bunalmak

Çok-fazlanın bedende toplanması. Sınır aşıldığında gelen iç deniz.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 10
sıkılmak

Yapacak şey değil, var olmaktan sıkılmak. Boredom değil, varoluşsal sıkıntı.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 09
daralmak

Nefesin küçülmesi; iç sınırların sıkışması. Henüz panik değil, ama panik kıyısında.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 08
gönlü kalmak

Kırılmanın en kibar, en geç iyileşen hâli. "Bana yapmazdı" diye başlayan sessiz çekilme.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 07
kafaya takmak

Bir konunun boş anlarınıza yerleşmesi. "Bırak gitsin" diyenin anlayamadığı şey.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 06
içerlemek

Söze dökülmemiş kırgınlığın içerde dönüşmesi. Söylenseydi öfke olurdu, söylenmedi, taş oldu.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 05
gönül rahatlığı

Doğru olanı yapmış bir bedenin gevşemesi. Akıl ikna olmadan beden gevşemez.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 04
hasret

Özlem umar; hasret vazgeçmiştir. Ulaşılmaz olanın bedendeki kalıntısı.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 03
hüzün

Üzüntünün sessiz, uzun, yumuşak hali. Hüzün ağlamaz, gözleri nemli tutar.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 02
içlenmek

Küstürülmeyecek kadar ince, ağlanmayacak kadar sessiz. Kırgınlığa sığmayan ama sözden de küçülen bir his.

Psikologhane
Duygu Envanteri · № 01
burukluk

Tatlıyla acının aynı anda yaşandığı yer. Sevincin içine sızan ince bir hüzün; gülümserken boğazına bir şeyin …

?