“Müzik, Sosyal Çevre ve Ruh Hâli Arasındaki İlişki”

Bazen müzik dinleme şeklinizi değiştirmeniz, bazen de ilişkilerinizde size zarar veren kişilerden uzaklaşmanız burada atılacak olan ilk adımlardan bir tanesidir.

B
Burhan Erdem
23 Mar 2026
52 görüntülenme
4 dk okuma
Guncelleme: 23 Mar 2026
“Müzik, Sosyal Çevre ve Ruh Hâli Arasındaki İlişki”

Müzik, Sosyal Çevre ve Ruh Hâli Arasındaki İlişki

Müzik dinlemenin insan ruhuna nasıl bir faydası olabilir ki diye sorabilirsiniz, fakat birçok araştırma gösteriyor ki dinlediğimiz müziğin tarzı ile kişinin o anki ruhsal durumuna doğrudan etkisi vardır. Çünkü müziğin bir frekansı vardır; aynı zamanda insan beyninde de değişik beyin dalgaları mevcuttur ve hangi tarz müzik dinlersek, beynimiz o tarz frekansta olur. Örneğin, modunuz çok düşük ve o an keyfiniz yok diye düşünelim. Eğer duygu durumunuzu yükseltecek türde müzikleri dinlemeye başlarsanız, birkaç dakika sonra modunuz yükselmeye başlar ve bu sayede ruhsal olarak daha yüksek hissedersiniz. Tabii, bu durum tersi için de geçerlidir.

Varsayalım ki ruhsal olarak pozitif duygudasınız, fakat bir şekilde etrafınızda sizi olumsuz şekilde etkileyecek negatif duyguları olan müzikler çalmaya başladı; giderek duygusal olarak düşük hissetmenizde sebep olacaktır. Bu durum sadece müzik dinlerken ortaya çıkmaz; aynı sistem insan ilişkilerinde de benzer şekilde yasanır.

İnsan beyni beş duyu organı ile dışarıdan sürekli içeriye bilgi aktarımı sağlar ve dışarıdaki insanların ruh durumunu da bize doğrudan nasıl hissedecek olduğumuzu belirlememizde etkilidir. Mutlu, hayattan zevk alan insanların etrafında durdukça giderek biz de onlar gibi hissetmeye başlarız, aynı pozitif müzikleri dinlemeye başladığımızda hissettiğimiz duygular gibi. Buna bağlı olarak, eğer etrafınızda sürekli umutsuz, mutsuz, negatif konuşan insanlar varsa, zamanla siz de onlar gibi hissetmeye başlarsınız. O yüzden, belki de normalde çok enerjik ve mutlu bir kişi olabilirsiniz fakat çalıştığınız ortam, partnerle ilişkiniz, ya da bulunduğunuz ülkenin ruhsal durumu sizin nasıl hissedecek olduğunuzu doğrudan etkiler.

Peki, buna çözüm var mıdır diye sormaya başladıysanız, aslında çözüm her zaman konuştuğumuz gibi vardır. Bilinçsel olarak neyi isteyip neyi istemediğinizin kararını vermek burada çok önemli bir ayrımdır. Tabii ki kötü hissetmeye hakkınız olduğunu, dönem dönem etrafımızdaki insanların negatif duygusunu almanızın normal olduğunu bilmeniz normaldir. Fakat size iyi gelmediğini bildiğiniz halde aynı tarz kişilerle ya da aynı tarz müzik dinleyerek farklı çözümler bulmaya çalışmak kişinin giderek aynı şekilde hissetmesine sebep olur. Bazen müzik dinleme şeklinizi değiştirmeniz, bazen de ilişkilerinizde size zarar veren kişilerden uzaklaşmanız burada atılacak olan ilk adımlardan bir tanesidir.

Bununla birlikte, kendi istek ve arzularınızın neler olduğu üzerine düşünmeniz ve bunları bulup yavaş da olsa hayatınıza tekrardan entegre etmeye çalışmanız bu sürecin sağlıklı ilerlemesine yardımcı olur. Umarım hem zaman geçirdiğiniz kişilerin hem de dinlediğiniz müziklerin sizin hayatınızda olumlu anlamda katkı sağlar. Kendinize daha çok tanıdığınız bir gün olması dileğiyle.

Kaynakça

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/801765

Burhan Erdem

Burhan Erdem

Burhan Erdem – Psikolog Ben Burhan Erdem. Lisans eğitimimi Amerika Birleşik Devletleri’nde University of Southern Maine bünyesinde tamamladım. Eğitim sürecim boyunca psikoloji alanında kuramsal derslerin yanı sıra, uygulamaya dayalı çalışmalara da aktif olarak katıldım. Akademik yolculuğumda teorik bilgi ile sahadaki deneyimi bir araya getirmeyi temel bir ilke olarak benimsedim. Hâlen aynı üniversitede klinik alanda yüksek lisans eğitimime aktif olarak devam ediyorum. Mesleki çalışmalarımda çocuk, ergen ve yetişkin bireylerle yürütülen danışmanlık süreçlerine odaklanıyorum. Bireylerin duygusal, bilişsel ve ilişkisel alanlarda yaşadıkları güçlükleri anlamalarına, içgörü geliştirmelerine ve yaşamlarında işlevsel değişimler oluşturmalarına eşlik ediyorum. Kaygı ve stresle baş etme, duygu düzenleme, ilişki sorunları, yaşam geçişleri, travmatik yaşantılar, yas ve kayıp süreçleri, benlik algısı ve kişisel sınırlar üzerinde çalıştığım başlıca alanlar arasında yer alıyor. Çalışmalarımda bütüncül ve danışan odaklı bir yaklaşım benimsiyorum. Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Psikodinamik yaklaşım, Gestalt Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Çözüm Odaklı Terapi, Mindfulness temelli yaklaşımlar ve Varoluşçu bakış açısı başlıca yararlandığım kuramsal çerçeveler arasında yer alıyor. Bu yaklaşımları danışanın ihtiyaçları, hedefleri ve yaşam koşulları doğrultusunda esnek biçimde kullanmayı önemsiyorum. Türkçe ve İngilizce danışmanlık sunabiliyorum. Farklı kültürel geçmişlere ve kimliklere sahip bireylerle güven temelli bir danışmanlık ilişkisi kurmayı, danışanların kendi iç kaynaklarını keşfetmelerine ve yaşam yolculuklarında daha dengeli adımlar atmalarına eşlik etmeyi amaçlıyorum. “Her bireyin değişim yolu kendine özgüdür; ben bu yolculukta eşlik eden bir rehberim.” anlayışıyla çalışmalarımı sürdürüyorum.

Profili Görüntüle

Yorumlar

Yorum yapmak icin giris yapmaniz gerekiyor.

Giris Yap
Yorumlar yukleniyor...

İlgili İçerikler

En Çok Okunanlar

Kategorileri Keşfet