Psikoloji Makaleleri

71 içerik bulundu

Uykusuzluğun Psikoloji Üzerindeki Etkileri

Öncelikle uykusuzluğu yalnızca bir “uyku problemi” olarak değil, zihinsel ve duygusal süreçlerle ilişkili bir durum olarak ele almak gerekir. Gün içinde zihni meşgul eden düşünceleri fark etmek ve bunları yapılandırmak, gece ortaya çıkan zihinsel yoğunluğu azaltabilir. Bu noktada düşünce günlüğü tutmak, gün içinde yaşananları yazıya dökmek ve zihni “tamamlanmamış işler” hissinden uzaklaştırmak oldukça işlevsel olabilir.

Yağmur Ceren Çakır · 28 Mar 2026
Oku →

İncir Ağacının Altında Açlıktan Ölmek

Her seçim bir vazgeçiştir, evet; ama aynı zamanda binlerce 'potansiyel ben'in sessizce öldürülmesidir. Sylvia Plath’in incir ağacı metaforundan Lacan’ın 'Başka'sına uzanan bu yazıda; üzerimize yapıştırılan etiketlerin gölgesinde yaptığımız seçimleri, seçilmemiş hayatların melankolisini ve kendi arzumuzun peşinden gitmenin o buruk yasını sorguluyoruz. Sahi, o inciri koparan el gerçekten sizin mi?

Eda Pınarlar · 24 Mar 2026
Oku →

Bavulun En Ağır Yükü: Kendimiz

Bazı günler her şey üst üste gelir; birikir ve ruhun en kuytu köşesinde sessiz bir baraj oluşturur. En küçük bir olayda o baraj kapakları açıldığında, aslında o ana değil, koca bir 'yaşanamamışlık' yığınına ağlarız. İçimizi kaplayan o amansız 'gitme' isteğiyle bavulumuzu toplarken bir gerçek çarpar yüzümüze: İnsan biletini kestiği her yolculukta, en ağır yükü olan kendi zihnini de yanındaki koltuğa oturtur. Lacan’ın dediği gibi 'eksik' (manque) üzerine kurulu olan özne, hangi denizi geçerse geçsin vardığı her istasyonda yine kendisi tarafından karşılanır. Belki de çözüm bu batağa saplanmışken kaçmakta değil; o konforlu umutsuzluğun ve yorgunluğun fısıldadığı hakikate kulak verip, eksiğimizle barışık yeni bir 'ben'i kelimelerle inşa edebilme cesaretindedir.

Eda Pınarlar · 24 Mar 2026
Oku →

Sanat Terapisi: Ruhun görsel dili

Sanat terapisi, bireylerin fiziksel, zihinsel ve duygusal iyi oluşlarını desteklemek amacıyla sanatsal araçların psikoterapötik süreçte kullanıldığı bir yaklaşımdır. Bu yöntem, bireyin sözel olarak ifade etmekte zorlandığı duyguları ve içsel çatışmaları sanat yoluyla dışa vurmasına olanak tanırken; stresin azaltılması, öz farkındalık ve sosyal becerilerin geliştirilmesi gibi alanlarda da destek sağlar. Sanat terapisi, sözsüz ifade, somutlaştırma, estetik mesafe ve duygusal boşalım gibi mekanizmalar üzerinden çalışarak bireyin içsel yaşantılarını daha anlaşılır ve işlenebilir hale getirir. Tarihsel olarak sanatın iyileştirici amaçlarla kullanımı oldukça eskiye dayansa da, sanat terapisi modern bir disiplin olarak özellikle II. Dünya Savaşı sonrasında gelişmiştir. Türkiye’de ise bu alanın bilimsel temelleri 1950’li yıllarda atılmıştır. Bu yönüyle sanat terapisi, köklü geçmişi olan ve günümüzde önem kazanmaya devam eden bütüncül bir ruh sağlığı yaklaşımıdır.

Sümeyye Urhan · 18 Mar 2026
Oku →

Mükemmel ebeveynlik

Sosyal medyanın dayattığı "kusursuz ebeveyn" illüzyonu, bizi yetersizlik hissine sürüklüyor. Oysa çocukların robotlara değil; hata yapan, yorulan ve duygularını yönetmeye çalışan "gerçek" insanlara ihtiyacı var.

Nuray Gül Patan · 15 Mar 2026
Oku →

Sevgi almak gerçekten de çok mu zordur?

Sevgi vermeyi de almayı da başaramayan kişiler, çoğu ilişkilerinde kendilerini sevgi için çabalarken bulurlar. Oysa sevgi karşılıklı güveni, huzuru ve mutluluğu barındırır. Gerçek sevgi aynı zamanda karşı tarafa doğruları söyleyebilmektir. Tıpkı anne ve babaların çocuklarına bazen kırılabileceklerini bilseler de doğruları söylemeleri gibi.

Burhan Erdem · 09 Mar 2026
Oku →

Bilgi Oburluğu

Bilgi Oburluğu: Dijital Çağda Bilişsel Aşırı Yük Günümüzde birçok kişinin “okuyamıyorum çünkü zamanım yok” ifadesini kullandığını sıkça duymaktayız. Artan akademik ve mesleki sorumluluklar, gündelik yaşamın yoğunluğu ve zihinsel yorgunluk, bireylerin uzun soluklu metinlere odaklanmasını zorlaştırmaktadır. Ancak burada temel soru şudur: Gerçekten daha az mı okuyoruz, yoksa okuma biçimimiz mi dönüşüyor?

Yağmur Ceren Çakır · 01 Mar 2026
Oku →